İrtibatı Koparmayalım!
burnundan kıl aldırmamak deyimi
en küçük bir eleştiriye bile dayanamayacak denli kendini büyük görmek, her yaptığını beğenmek, kendisine hiç söz söyletmemek, çok huysuz ve kibirli olmak. örnek: Artık burnundan kıl aldırmaz oldu, oysa dostlarını dinlemeli.
- şimşekleri üzerine çekmek
- ağzını aramak
- göz kamaştırıcı
- namus belası
- bir zamanlar
- başı sıkıya gelmek
- elde olmamak
- boş oturmak
- ne idiği belirsiz
- adını bağışla
- başında paralansın
- biz leblebi deyinceye kadar pazar savulur
- bülbül gibi şakımak
- yer tutmak
- el şakası
- benzi kül gibi olmak
- tümen tümen
- dişini sıkmak
- vız gelip tırıs gitmek
- akılları durdurmak
- söz işitmek
- aralarından su sızmamak
- aforoz etmek
- at oynağı
- göbeği sokakta kesilmiş
- deveye "boynun eğri" demişler, "nerem doğru ki?" demiş
- acısı yüreğine çökmek
- eşek sudan gelinceye kadar dövmek
- can beslemek
- saç sakal birbirlerine kırışmak
- afal afal
- davulu biz çaldık, parsayı el topladı
- anahtar deliğinden bakmak
Son Sorgulanan Deyimler
Deyim
Anlamı
en küçük bir eleştiriye bile dayanamayacak denli kendini büyük görmek, her yaptığını beğenmek, kendisine hiç söz söyletmemek, çok huysuz ve kibirli olmak. örnek: Artık burnundan kıl aldırmaz oldu, oysa dostlarını dinlemeli.
karışıklık ve telaş arasında, bir sürü iş yapılması gereken sıkışık bir durumda gereken ilgi gösterilememek, gözden kaçmak. örnek: Bunu erteleyelim, yoksa arada kaynar.
tam istenildiği gibi olan, eksiksiz ve kusursuz, örnek: Bu, dört başı mamur bir çalışma olmuş.
(1) yaşlılık yüzünden beli öne doğru eğilmek. (2) mecaz üzüntü nedeniyle ruhça bir çöküntüye uğramak, örnek: Kazayı duyunca adamın beli büküldü, oturup kaldı. (3) güçsüz kalmak, bir iş göremeyecek duruma düşmek.
Bir kabahat işleyip de bu kabahatinden dolayı utanan, korkan, çekinen kimsenin durumunu anlatmak için kullanılır.
Bir işin ne zaman yapılacağı sorulduğunda, 'hiç gelmeyecek bir zaman' anlamında şaka yollu söylenir, işin hiç yapılmayacağını anlatır.
mecaz (1) uğraştıracak pürüzleri olmayan kazançlı iş. (2) birlikte yaşayacak ana baba gibi yakınları bulunmayan eş. örnek: Oğlan çöpsüz üzüm, bir başına, tam evlenilecek kimse.
(1) Karşılamaya gitmek. (2) Yolda karşısına çıkmak.?Bütün kasaba halkı yeni gelen kaymakamın yoluna çıkmıştı.?
Bir iş, çözülmesi çok güç bir durum almak; zorluklar belirmek.?İşler iyice sarpa sardı, nasıl kurtulacağız bundan.?
Yayın Ağımız
Bu listede yer alan sitelerimiz günlük hayatınızda gerek eğitim, gerek iş, gerek eğlence ve gerekse alışveriş konusunda yardımcı olmak için uzman ekipler tarafından hazırlanmaktadır.Eğitim Sitelerimiz
Eğlence Sitelerimiz
Rehber Sitelerimiz
Diğer Sitelerimiz
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 - 2025
Sitemizin SEO çalışması Seo Uzmanı Zeze tarafından yapılmıştır.anlaminedir.com bir nerededir.com sitesidir.